Arda Doğan

Arda Doğan’ın müzik kariyeri pekala bir romana konu olabilir. Yunanistan sınırında bir köyde yaşamakta olan bir ailenin çocuğu olarak 1980 yılında doğdu. Ailesi müziğe olan ilgisini henüz okul hayatına başlamamışken fark etti ve bu yoğun ilginin diğer derslerini olumsuz yönde etkilememesi için harekete geçti.  Köyün ilkokulunda aynı zamanda müzisyen olan öğretmenin sınıfında eğitim görmemesi için Arda’yı okula bir sene erken göndermeyi bile göz aldılar. Kendisi de müzisyen olan babasının çalıştığı okulda Arda eğitimine başladı. Fakat onun gözü Rıza Hoca’nın kemanındaydı, bu ilgiyi fark eden Rıza Bey her fırsatta Arda’ya şarkılar söyletiyor ve müzik eğitimi vermeye çalışıyordu.

Arda 9 yaşında doğduğu köyden ayrıldığında, ait olduğu yerden koparıldığını hissetmiş ve sarsılmıştı. Yıllar sonra bu küçük ama onda büyük  etkisi olan göçü ‘Ummana’ bestesiyle anlatacaktı. Kısa bir zaman sonra taşındığı   kasabada da her gün roman mahallelerinden geçerek okula gidecek ve harika müziklere tanıklık edecekti. Eğitimine müzik derslerinden yoksun bir  lisede devam ederken, Arda bu eksikliği kendi kurduğu müzik gruplarıyla çalışarak telafi etmeye çalışıyordu. Başarısızlıkla geçen ortaokulun ardından babası Arda’nın eğitimine bir yıl ara vermenin en iyisi olacağına karar verdi ve Arda’ya eğitim hayatının sona erdiğini, bundan sonra okula gitmeyeceğini söyledi. Okuldan ayrılmanın üzüntüsü Arda’ya motivasyonu ardından da birincilikler ve başarı belgeleri getirecekti. İlk enstrümanını amcası hediye etti Arda’ya. Sazı çalmayı çok kısa sürede öğrendi ve bu enstrümanı zamanla gitar, keman ve piyano gibi diğer enstrümanlar izledi.

Arda üniversiteyi kazanıp Ankara’ya geldiğinde müzikle ilgilenebileceği birçok fırsat yakaladı. Bir yıl kadar Kültür Bakanlığı Türk Halk Müziği Gençlik Korosu’nda şarkı söyledikten sonra koronun şefi kesinlikle konservatuar eğitimi alması gerektiğini ve hatta opera şan eğitimi alırsa sesini daha iyi değerlendirebileceğini tavsiye etti. Nihayet Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda eğitim almaya başlayacak, şan hocası Oylun Erdayi ile konservatuvar programı dışında da ağır bir kampa girecek, dört sene boyunca bir dakikasını müziksiz geçirmeyecek ve konservatuarı 2005 yılında birincilikle bitirecekti.

Bir gün Ankara Devlet Opera ve Balesi’nden Don Pasquale Operası’nda Ernesto rolünü komple biliyor musun telefonu geldiğinde bir sayfasını bile bilmediği bu rolü bildiğini iki gün sonra dinleti yapabileceğini söyleyecek ve bu kısa süre içerisinde eserin tamamını ezberleyecekti. Bu dinleti sonrasında  solist olarak operaya girmişti. Hemen ardından operanın genel müzik direktörü İtalyan şef Dario Lucantoni’nin isteği ile Gianni Schicchi operası’nda Rinuccio rolüne hazırlanacak ve debüsünü bu eserle yapacaktı. Bu eserde gösterdiği başarı birçok başka eserde başroller söylemesinin kapılarını açtı. Tüm sahne tecrübesini başrollerle edinecekti. Sesi gibi güçlü olan hafızası İzmir Devlet Opera ve Balesi’nde Türkiye Prömiyeri yapılacak olan Idomeneo operası için Idomeneo rolünün kendisine teklif edilmesini sağlayacak ve bu üç perdeli  bol reçitatifli eserdeki Girit Kralı Idomeneo rolünü de sekiz gün gibi kısa bir sürede hazır hale getirecekti Arda. Bu da dört yüz sayfanın üzerinde nota İtalyanca ve oyun trafiğini ezberlemesi anlamına geliyordu. Bu başarısı basında geniş bir yer buldu ve hemen arkasından Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde kalıcı kadrosunu aldı.

Arda Doğan çok kısa bir süre içinde, Ludwig van Beethoven: 9. Senfoni,  Koral Fantazi eserinde tenor soloyu, Saraydan Kız Kaçırma operasında Belmonte, Cosi Fan Tutte operasında Ferrando, Don Pasquale operasında Ernesto, Gianni Schicchi operası’nda Rinucco ve Eine Nacht in Venedig Opereti’nde Dük, Viva La Mamma operasında Primo Tenore, Çardaş Prensesi operetinde Kont Boni gibi birçok eserde başrol söyledi. Azeri besteci Vasıf Adıgüzel’in Çanakkale Orotoryosu’nda tenor soloyu, Fazıl Say’ın Fenerbahçe Senfonisi eserinde birçok kez tenor soloyu seslendirdi. 2011 Estonya Saaremaa Opera Festivali’nde, Ankara Devlet Opera ve Balesi ile Saraydan Kız Kaçırma Operası’nda Belmonte rolünü söyledi.

2006-2007 öğretim yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nde Ses Eğitimi dersleri vermeye başladı. 2007-2008 öğretim yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü’nde  Şan dersleri  verdi. 2011 yilinda Hans Gabor Belvedere Opera Şan yarismasinda Viyana’da Türkiye’yi temsil etti. Romanya, Almanya ve Fransa’dan birçok festival ve opera icin davetler aldi. Avusturya, Alman ve Polonya Büyükelçiliklerinde resitaller verdi. İstanbul Naum Operasi konserlerinde tenor solist olarak görev aldi. 2012 yılında Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde Karyağdı Hatun Operası’nın Ankara prömiyerinde Canali rolünü söyledi. 2013 te dünya promiyeri yapilan Lale Cilginligi Operasinda Fink Van Brot  rolünü söyledi. Haydn’in Lo Speziale (Eczaci) Operasinda Eczaci rolünü söyleyerek eserin Türkiye Prömiyerini yapti. 2013’de Antonio Pirolli şefliginde ve İstanbul Senfoni Orkestrası ile Rossini’nin Stabat Mater eserinde tenor soloyu söyledi. Bilkent Senfoni, İstanbul Senfoni, Bursa Senfoni, Eskişehir Senfoni Orkestralariyla, birçok oda orkestrasiyla ve bandoyla konserler verdi. Viyana’da Wolfgang Scheidt ile enterpretasyon çalıştı. Elizabetta di Stefano, Halina Andrejevska, İbrahim Yazici, Fazil Say, Artem Makarov  gibi orkestra şefleri ve piyanistler ile çalıştı.

2011-2012’de New York’da Amerikalı besteci ve piyanist Jack Brimberg ile bestecilik üzerine çalıştı. Amerika’da bir hayali daha gerçek oldu ve birçok opera starının hocası Randolph Mickelson ile çalışma fırsatını yakaladı. 2011-2012 sezonunda New York, Columbia Üniversitesi’nde kaynak ve kayıt araştırması yaptı. Türkiye’ye döndüğünde, New York’da diğer formlardaki bestelerine oranla daha çok ilgi gören Balkan müziği formundaki beste çalışmalarına  ağırlık verdi. Büyük besteci Atilla Özdemiroğlu’nun da cesaretlendirmesiyle birçok stilin yanı sıra Balkan formunda yeni eserler besteledi. 2014 yılında Arda Doğan The Golden Balkan Band, Arda Doğan The Big Band, Lapoliten ve Morganik  müzik gruplarını kurdu. Geniş oktavlı, güçlü, renkli sesi ve zengin alt yapısı sayesinde birçok değişik formda şarkılar söyleyebilen Arda Doğan halen, Ankara Devlet Opera Balesi’nde solist sanatçı olarak görevine devam etmekte ve şan çalışmalarını Randolph Mickelson ile sürdürmektedir.

Bu sonsuz enerji ve çalışkanlığının sırrını Arda Doğan muhtemelen tükenmek bilmeyen istek ve sahne aşkı ile açıklayacaktır.

ALEV NALLAR